KEMAL ÖZER’İ YİTİRDİK
Alkımsanat - Kemal Özer (1935 İstanbul / 30 Haz. 2009) Türk şair ve yazar.İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Yazıları, henüz öğrenciyken yayımlanmaya başladı. Üniversiteden arkadaşlarıyla birlikte, 1956 – 1960 yılları arasında a dergisi’ni çıkardı.1960’da girdiği Cumhuriyet gazetesinde 1981’e kadar görev yaptı. Ardından 1982’ye kadar Karacan Yayınları’nda çalıştı. 1965 – 1970 yılları arasında kitapçılık ve yayıncılık faaliyetlerinde bulundu. Şiir Sanatı dergisini 1966 – 1968 yılları arasında yayımladı.>>>>
zaman tünelinden
Asım Bezirci
BİR İŞÇİ ŞAİR OZAN TELLİ
Politika`daki yazılarımı izleyenler görmüşlerdir: İkide bir işçi sınıfı edebiyatından, onun taşıyacağı özelliklerden söz ediyorum; ülkemizde halktan gelen sosyalist yazarların yetişmesini diliyorum, bunun yollarını arıyorum... Çevremde yazarlığa özenen bir işçinin adı geçince umutlanıyorum: "İşte emekçileri içerden tanıyan biri," diye düşünüyorum. Herhalde , dışardan birine, örneğin bir küçük burjuvaya oranla böyle birinin halkı anlatması daha canlı, daha gerçeğe yakın olacaktır. Maksim Gorki`nin, Jack Lodon`un, Orhan Kemal`in eserlerinde...>>>>
M. Mahzun Doğan
ANKARANAME
O yılları lise öğrencisi olarak yaşamıştım. Ailem İzmir’de, okuduğum okul Malatya’da… Neredeyse bir tam güne yakın yolculukla varırdım Malatya’ya. Ve o yolculuk boyunca defalarca durdurulurdu otobüs ve kimliklerimiz sorulurdu. İzmir’in çıkışında, Ankara’nın girişinde, Malatya’nın girişinde… Jandarmalar durdurur otobüsü. Silahlı bir komutan girer arabaya. Bağırır: Kimlikleriniz lütfen! Henüz lise öğrencisi olarak belleğime kazınmıştı bu iki sözcük. Derken, yazarların kurduğu bir kooperatif olan YAZKO’dan bir kitap yayımlandı. Kemal Özer’in şiir kitabı. İnce uzun ve kırmızı bir kitap… Adı: Kimlikleriniz Lütfen!>>>>
Ayşe Yamaç / deneme
YAZ YAĞMURU
DÜŞLER VE GERÇEKLER
Kanlı yangınlarda kaynıyor Uğur kaynar. Uzandım usulca cigarama;/ Yavan ömrüme katık./ Ben o gün öldüm gülüm,/ Bir daha ölmem artık... diyen Metin Altıok’un dumanı savruluyor havaya. Yüreğinin onmaz acılarıyla Aziz Nesin’in çığlığı düşüyor dizelere. Umuda tutunan Asım Bezirci’nin sözleri aslılı kalıyor havada. Nesimi Çimen’in “kuşlar uçtukça…” sürecek umut türküleri alev alıyor sonra… Ve diğerleri… Ve sonra… Otuz yedi hançer saplanıyor özgürlüğümüzün tam ortasına. Gün ağarırken, Sivas’tan yükselen dumanlarla kararıyor ülkemin göğü.>>>>
Esen Yel’den bir öykü
FLASH BELLEK ANAHTARLIKLAR
(alsa arşiv)
Geçen yüzyılın ikinci yarısında Bağdat'ın yüz altmış kilometre güneyindeki Nippur yerleşimi yakınlarında bir tarih balkıdı günümüze… Altmış bin tabletlik bir Sümer kitaplığı bulundu… Tabletler, Sümerlerin kendi buluşları olan çivi yazısıyla yazılmışlardı. Bu, tarihin ilk yazı türüydü. Altmış bin tableti oluşturmak için kaç ton kil kullanıldı bilemiyoruz… Tabletlerin ağırlığını yaklaşık olarak düşlemek yeterli olmaz mı… Altmış bin tableti kaç yazıcı ne kadar zamanda oluşturmuştu… Bu kitaplık nasıl tasnif edilmişti… Ne kadar bir alanı kaplamaktaydı… Kullanıldığı yere kaç bin ilkel taşıt aracıyla ulaştırılmıştı…>>>>
alkımsanat için // “okurken / yazarken”
Ahmet Uysal
SEPETİNDE ŞİİRLE GELİYOR YAZ
“Şiir olup yollara düşen” bir dostunuz varsa, konuksuz, şiirsiz, aşksız kalmanız söz konusu değildir. Beklediğiniz kuşlar, döner gelir onunla… onun geldiği yollardan gelir yaz dahi.
“Ateşin Türküsü” nasıl söylenir! Onun çarşılarında satılan gül’ün türküsüdür ateş. Çürüyen zaman yanık karanfiller bırakır ardında ve şair görür bunu. Ay doğar ve bir kadını gölgesinden çalar. Kuşlar özgür uçsun için, bir avuç gökyüzü taşır gurbet ellerde. Yüreğinde Sivas toprağının kokusu kalmıştır. Arzu Ayçiçek’tir adı şairin.“Şehrinizde Kalamam” dese de 1971’den bu yana Ankara’da yaşar. Şiirden umudu kesenler için yazar sanki. (Artshop, 2009)>>>>
Abidin Dino
‘YAPRAK’ YAZARLARINA MEKTUP
15 Haziran 1949
Yaprak yazarlarının dobra dobra konuşmasına uyarak, düşündüklerimi söylemek istiyorum. Bence resimden hem az bahsediyorsunuz, hem de yazdıklarınız açık değil. Yazı sanatı üzerine yazdıklarınıza aklım eriyor. Yazar diyorsunuz, toplumun içinde ve toplumun içinden geleni yazacak, doğru söyleyecek, ustaca söyleyecek, ustalıkla doğruluk denkleştiği ölçüde eser yücelecek. Resim için de bu böyle değil mi ? İşin inceliğine kaçmadan önce bunu söylemek, tekrarlamak lâzım. Resim sanatı bizde >>>>
Hakkı Avan
ESEN YEL'E MEKTUPLAR
Birinci Mektup
Manisa, 10 Kasım 2005
Sevgili Öğretmenim Esen yel,
Zaman onca yılı nasıl alıp götürdü!.. Bir yerlerimizi ince ince oyup eksilten insafsız darbelerin ayırdına vardığımızda salt bedenimizin değil, dostluklarımızın da törpülendiğini, hüzünlü yenilgilerimizin yüreğimizi dağladığını geriye dönüp bakınca duyumsuyorsunuz. O ayrılıklar, kopuşlar, savrulmalar belleğimizin derinliklerinden sızıyor; damıtılmış anılar kalıyor geriye. Otuz beş yılın hesabını nasıl vereceğim; günbegün anlatabilir miyim? Sanmıyorum. Kendimce bir savunma belki bu! "Özgürlük Perisi" ne der buna? Ama şimdi yüreğimde filizlenen özlemle, size yeniden 'merhaba öğretmenim' diyebilmenin coşkusunu yaşıyorum
>>>>
Festival programından seçmeler>>>>
Festival mekanları>>>>
Bilet satış yerleri>>>>
Öğretmen, öğrenci, emekli ve 60 yaş üstü için % 50 indirim
Meray Mollaibrahimoğlu
KORKULARIMIZ
(alsa arşiv)
Merdivenlerin önünde duran küçük kıza dikkatlice baktım. Ellerini yanaklarına dayamış, oturuyordu. Bir şeyler vardı aklında. Belli, bir şeyleri yaşamak istiyordu. Ama engelleyen bir şey vardı. İki yandan toplanmış düz, siyah saçları yanaklarına düşmüştü. Yedi, sekiz yaşlarında bu küçüğün ne düşündüğünü merak ediyordum. Uzaktan, gizlice onu izledim. Yolun karşı tarafına bakıyor sonra yeniden gözlerini yere çeviriyordu. Önünden küçük köpek yavrularıyaşıtı küçük kızlar geçiyor ama o onlara dönüp bakmıyordu. Böylesine düşündürücü olan neydi? >>>>
Ali Ekber Ataş
Fikret’ten Enver Gökçe’ye
Şiirin Kanatlarında Çağrışımsal Yolculuk
Enver Gökçe, Toplumsalcı Türk Şiir geleneğinde, “ortak aklın yüceliğine” kök salıp, dallanıpbudaklanan “Anadolu acısının sesidir.” Görkemli bir “Anadolu acısıdır” o. Gövdesinden koparılmış bir dal gibi nereye düştüyse orada baharlaşıp, şiirler filizledi. Şiirin coğrafyasından, toprağından uzak tutuluğu her an, yenibaharlara inancını ve umudunu kaybetmedi hiç. Düşünmeye fırsat bulduğu, işkence sonrası boğucu yalnızlıkların karanlığını şiirin engin sularında geçti. Bu karanlık dönemlerin boğucu anlarını dağıtan şiirler düşürdü “EĞİN TÜRKÜLÜ”, toplumsalcı şiir evrenimize. Kozasını ören ipekböceği gibi hayatını acılarla ördü, acılar ördü hayatını. İpektendi düğümleri. >>>>
Çeviri / Esin Esen
İş Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi 2009
Yaklaşık 1000 yıl önce yaşamış bir Japon kadını olan Murasaki Shikibu Japon edebiyat tarihinin en önemli karakterlerinden biridir. Bin sayfalık romanı Genji Monogatari'deki ifade şekli, kişilik analizleri ve betimlemeler, bin yıllık sürecin inadına günümüz okurunun algısına pırıl pırıl bir ışıltı ve etkileyicilikte yansır. Günlüğü ise, hakkında çok az şey bilinen bu gizemli hanımı biraz daha tanıyabilmemiz için bize yol gösteren titrek bir fener ışığı gibidir. Günlüğündeki saray yaşamı ile ilgili görsel tasvirlerin canlılığı ve kendi iç dünyası ile ilgili bölümler eseri dünya edebiyatının en önemli eserlerinin arasına katmıştır.
Keyifli okumalar dileğiyle.
MÜZİK
KÜTÜPHANESİ
Çok sesli batı müziğini geniş kitlelere ve gençlere sevdirmek gibi bir misyonu üstlenen Borusan Kültür ve Sanat Merkezi bu amacına ulaşmak için Türkiye'nin ilk özel "Müzik Kütüphane"sini kurarak bu alanda önemli bir adım attı. Hedef kitlesi çoğunlukla eğitim çağındaki gençler olan Müzik Kütüphanesi, gençlerin çok sesli batı müziği ve çağdaş müziği sevmelerini amaçlıyor. Kütüphane hiçbir ön koşul aramaksızın herkese hizmet ediyor.>>>>
İstanbul Caz Festivali
Biletleri Satışta
Caz Festivali, 2-15 Temmuz tarihleri arasında klasik ve modern cazdan, pop, rock, dünya müziği ve folka varan geniş bir yelpazede dünyaca ünlü sanatçı ve toplulukları müzikseverlerle buluşturacak. Heyecanla beklenen Festival'in biletleri satışa çıktı. »»
Aziz Nesin
HAZİNEDEKİ PASLI TENEKE
Gel zaman git zaman, günlerden bigün padişahın içine, ulusun canları, kanları yoluna korudukları bu emanetin ne olduğunu anlamak isteği düşmüş. Padişah, bu emanet kutusunun içindekini görmek için yanıp tutuşurmuş. Sonunda bu isteğini yenememiş, bigün hazine dairesine girmiş. Nöbetçiler padişaha da yasak diyecek değiller ya... Sarayın hazinesine padişah, sadrazam, vezirler her zaman ellerini kollarını sallayarak özgürce girerler, emanetin yerinde durup durmadığına bakarlarmış. Padişah da böyle yapmış. Bu emanet, oda oda içinde, oda oda içinde kırk odadan geçtikten sonra kırk birinci odanın içinde dururmuş. 0 odanın içinde>>>>
Hatice Erol
BİR AVUÇ IŞIK
(alsa arşiv)
Sabırsızlıkla bekledin çıkış saatini. Hiçbir işe veremedin kendini. Gezindin durdun. Bankanın kapısından alırken seni elini omzuna koydu. Ürperdin. Çiseleyen yağmurdan, önünüzde uçuşan güz yapraklarından, ıslak toprak kokusundan, akraban olabileceğini düşünen iş arkadaşlarından, köşede simit satan çocuktan, boyacıdan, üzerine değen değmeyen tüm gözlerden utandın, görünmez olmak istedin o kolun altında.>>>>
Lütfiye Güner Seçer
FAZIL SAY VE ARKADAŞLARININ
ÇYDD’YE YİRMİNCİ YIL ARMAĞANI
2 Mayıs Cumartesi akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında, Fazıl Say ve arkadaşları (Patricia Kopatchinskaja-Keman, Çağ Erçağ-viyolonsel, Cihat Aşkın-Keman, Tolga Salman-Bandoneon, Burcu Karadağ- Ney, Güvenç Dağüstün- Bariton) Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin 20. yılı kutlamaları için olağanüstü güzel bir konser sundular. Çağdaş Yaşam'ın içinde bulunduğu zor dönemde, Derneğin Üniversiteli gençlerine burs vermek ama daha öncelikli olarak, "Biz, sizin yanınızdayız"ı vurgulamak isteyen geceye katılan 1800 biletli İstanbul'lu ÇYDD'nin değerli Genel Başkanı Prof.Dr. Türkan Saylan'ın konuşmasıyla bir gerçeği de gördüler: ÇYDD'nin çalışmaları, baştan sona, bu ülkenin aydınlık yarınlara ulaşabilmesi için önemsenmesi ve desteklenmesi gereken çalışmalardır.>>>>
Sevgili Oya Uysal'ı Sitesinde Ziyaret Ediyoruz...
OYA UYSAL EDEBİYATTA 40. YILINI KUTLUYOR
Oya Uysal 24 Mayıs 1952 tarihinde İstanbul´da doğdu. İlk şiiri 1968 yılında yayımlandı. Şiirleri Yazko Edebiyat, Yaşam İçin Şiir, Adam Sanat, Milliyet Sanat, Gösteri, Düşler ve Yaşasın Edebiyat dergilerinde çıktı; şimdilerde Kitap-lık, Varlık ve Yasakmeyve dergilerinde yayımlanıyor>>>>















